ARSLAN''1 MİLYONA YAKIN TAŞERON İŞÇİNİN, KADRO ALMASINI SAĞLADIK''

Mahmut Arslan, Japonya’nın Başkenti Tokyo’da gerçekleştirilen ITUC-AP Genel Kuruluna katıldı.
08 Ekim 2019 15:04

Genel Kurula hitaben konuşmalarını gerçekleştiren Mahmut Arslan, “ITUC-AP Genel Kurulu gerek hazırlık süreci ve içeriğin hazırlanması, gerekse kararların zenginliği konusunda çok başarılı bir çalışma gerçekleştirmiştir. Başta ITUC-AP Genel Sekreteri Shoya Yoshida olmak üzere bütün ITUC-AP Sekretaryasına teşekkürlerimi ve tebriklerimi iletiyorum” dedi.

İşçilerin gücünün inşasında sendikal dayanışmanın önemine dikkat çeken Arslan, uluslararası sendikal dayanışmanın ise daha da önemli olduğunu söyledi.

Türkiye’de sendikal haklar gelişirken aynı zamanda sendikal hareketin de güçlendiğini dile getiren Arslan, güçlenme sürecinde sendikal hareketin zorluklarla karşılaştığını ve HAK-İŞ olarak bu zorlukları aşabilmek için ciddi bir mücadele verdiklerini söyledi.

“Dijital Ekonomi Emek Hareketini Zorlamaktadır”

Bütün dünyada, neo-liberal politikaların etkisiyle sendikalaşmaya ve örgütlenmeye karşı bir direnç oluştuğunu belirten Arslan, “Yüksek teknolojilerin kullanıldığı dijital ekonomi, emek hareketini zorlamaktadır. Bu kuşatmaya karşı emek hareketleri olarak uluslararası dayanışma ve yeni örgütlenme stratejileri ile başa çıkabiliriz” dedi.

HAK-İŞ’in kamuda çalışan 1 milyona yakın taşeron işçinin, kadro almasını sağlayarak, taşeron sorununun çözülmesine öncü bir katkı sağladığını hatırlatan Arslan, “Sayın Cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz, neoliberal dayatmalara karşı bir meydan okuma ortaya koyarak, taşeron sistemini sonlandırmış ve bu konuda tarihi bir başarıya imza atmıştır” ifadelerini kullandı.

“Fıtratta Farklılık, Haklarda Eşitlik Anlayışıyla Yola Çıktık”

HAK-İŞ’in kadın konusundaki çalışmalarına değinen Arslan, “HAK-İŞ olarak ‘Fıtratta Farklılık, Haklarda Eşitlik’ anlayışıyla yola çıktık. Bu sayede hem kadınların sendikal harekette daha fazla yer almasında, hem kadın istihdamının arttırılmasında, hem de kadına yönelik her türlü şiddete karşı mücadelede başarıyla öncü bir rol oynadık. Kadınlarla ilgili yaptığımız başarılı örgütlenme stratejileri sayesinde, kadın üye oranımız yüzde 2’lerden yüzde 25’e kadar yükselmiştir” şeklinde konuştu.

“Toplumsal Barışı Sağlamak İçin Birlikte Hareket Etmeliyiz”

Arslan, “Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada isimleri ne olursa olsun, her türlü terör örgütüne ve terörizme karşıyız. DAEŞ, PKK, FETO, YPG terör örgütleridir. Dünyada barışın tesis edilmesi için sendikalar olarak hep birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. DEAŞ da terör örgütüdür, Yeni Zelanda’daki camide ibadetlerini yapmak isteyen masum insanların katledilmesi de terörün işidir.  Sri Lanka’daki kiliselere yapılan saldırılar da terörün işidir. Birlikte yaşama dokusuna tehdit oluşturan bu akımlara karşı ITUC-AP’nin dik duruşundan duyduğumuz memnuniyeti ifade etmek isteriz. Terörün dini ve milliyeti olamaz. Toplumsal barışı sağlamak için, terörün her çeşidine karşı birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

“Mültecilere Yönelik Kapsamlı Çalışmalar Yürütüyoruz”

Türkiye’nin 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere toplamda 4,5 milyona yakın göçmene ev sahipliği yaptığını belirten Arslan, “Ülkemiz dış yardımlar konusunda dünyanın en cömert ülkelerinden birisidir. Ancak Suriye’de yaşanan iç savaş nedeniyle yeni göçmen dalgaları ile karşı karşıyayız. Bu konuda dünyanın Türkiye’ye desteği ve dayanışması konusunda daha yakın bir işbirliğine ihtiyaç duyulduğu açıktır. Aynı şekilde başta Myanmar’dan göç eden mülteciler konusunda olmak üzere, sendikalar arası işbirliğinin yararına inanıyoruz” sözlerine yer verdi.

“IMF Politikalarından En Çok Zarar Gören Ülkelerden Birisi Türkiye’dir”

Konuşmasında IMF politikaları konusuna da değinen Arslan, “IMF politikalarından en çok zarar gören ülkelerden birisi de Türkiye’dir. Ülkemizde bugüne kadar 19 kez IMF ile Stand By anlaşması imzalanmıştır. Bu politikalar ülkeleri adeta bir deneme tahtası haline getiriyorlar. Dünyada IMF politikalarının uygulanıp krizden çıkarılan bir ülke yoktur” dedi.

“IMF Demek İşsizlik Demek”

IMF’nin bütün dünyada ülkelere borç veren uluslararası kreditörlerin paralarını kurtarma aracı gibi çalıştığını söyleyen Arslan, “IMF demek, işsizlik demek, tasarruf tedbirleri nedeniyle ekonomide küçülme ve iflaslar demektir. Biz ülkemizde IMF defterini kapattık. IMF’yi ebediyen istemiyoruz” diye konuştu.

“Büyük Bir Mücadele Ortaya Koyduk ve Başarıya Ulaştık”

31 Mart yerel seçimlerinden sonra muhalefet partilerinin kazandıkları belediyelerde kötü bir tablo ile karşı karşıya kaldıklarını anlatan Arslan, “Bu belediyeleri kazanan başkanlar, HAK-İŞ’e bağlı sendikaların üyelerini zorla istifa ettiriyorlar ve işten çıkarttırıyorlar. Bugüne kadar, 6 ay içinde yaklaşık 32 bin üyemiz zorla ve baskıyla bizden istifa ettirilip başka sendikalara üye yaptırıldı. 5 bine yakın işçi işten atıldı. İşten çıkarmalar ve baskılara karşı HAK-İŞ olarak büyük bir mücadele ortaya koyduk ve belli alanlarda başarıya ulaştık. Bolu Belediyesi’nde işten atılan üyelerimiz için 12 gün süren 200 kilometrelik “Emek ve Adalet Yürüyüşü”müzü 6 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirdik ve işçilerin işe geri dönüşlerini sağladık. Aynı şekilde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde işten atılan üyelerimiz için de eylemlerimizi sürdürüyoruz. Eylemlerimize ITUC Genel Sekreteri Sharan Burrow başta olmak üzere ITUC-AP gibi uluslararası kuruluşlarımıza, PSI ve EPSU gibi üst örgütlerimize dayanışma desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz” dedi.

ITUC-AP coğrafyasında değişik yerlerde gerginliklerin ortaya çıktığını belirten Arslan, Doğu Akdeniz’de yaşanan gerginliklerin çözümü için Kıbrıs Adası’nda kalıcı barışa yönelik bir çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

SENDİKA BÜLTENİ

SENDİKA HABERLERİ SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...