Merhaba sevgili okurlar. Dünya devi Amazon’un Tuzla deposunda çalışan sendikalı bir emekçi olarak yazıyorum sizlere.
Amazon’da hem maddi olarak hem de çalışma şartları bakımından çok kötü koşullar içerisindeyiz. Açıldığı 2022 yılından beri operasyon yöneticileri asker kökenli. Kendilerini hâlâ askerde sanıyorlar. Kendilerini komutan, biz çalışanları da emir eri olarak görmekteler. Hem çalışma şartları ağır hem ücretimiz düşük olduğu için iş yerimize sendikayı getirdik. Bunubir kaç ay gibi kısa sürede yaptık.
Depomuzda telefon yasak. Size şöyle bir örnek vereyim. Bir arkadaşımızın babası vefat etti. Yemek molasında telefonuna yakınlarının attığı mesaj ile öğrendi. Başka bir firmada “Ya araç ile biz gönderelim” derler. Bizde “Başının çaresine bak” dediler. Hastalık, acil bir durum ya da iş kazası durumunda bile “Nasıl gidersen git” diyorlar.
Depoda ahbap çavuş ilişkisi var
Depoda liyakat yok. Kim yöneticiye yakınsa onu takım lideri yapıyorlar. İngilizce şart olmasına rağmen bizim depoda ahbap çavuş ilişkisi nedeniyle bir yönetici, bir telefonla takım lideri atadı. Hiçbir üst yönetici de bunu sorgulamadı. Defalarca şikayet etmemize rağmen hâlâ aynı sistem devam ediyor.
Molaya erken çıkınca tutanak tutuluyor
Molaya 1-2 dakika erken çıksak ya da geç dönsek tutanak tutuyorlar. Hatta sıklıkla geçmişe dönük tutanaklarla yanımıza insan kaynakları geliyor. Ama yöneticiler istediği zaman molaya ya da sigaraya çıkıyor, yemek molasını fazla kullanıyor. Onlara bir şey diyen yok.
Kampanya dönemlerinde ne olursa olsun insan kaynakları duyuru yapıyor. Kesinlikle izin alamıyorsunuz, acil bir durumunuz da olsa. Bizde temmuz-kasım kampanya dönemi. Hem bu dönemlerde aşırı baskı altında çalışıyoruz hem de iş yükümüz artıyor. Sürekli yöneticiler “Hadi çabuk, hızlı, seri olun” şeklinde kullandığımız cihazlara mesaj atıyorlar.
Ücretlerimiz ocakta 33 binken aralıkta 28 bine düşüyor. Sendikamız, hani “sarı sendika” derler ya öyle sapsarı bir sendika: Dok Gemi İş. Bunlar 1 Temmuz 2025 tarihinde yeni bir sözleşme teklifi sundu işverene. Rakamlar çok komik ve gerçekliğimizle alakası yok. Beşinci görüşmede işveren zam teklifi sunmadı. Sendikanın istemiş olduğu rakam enflasyon artı 10, yani yüzde 26. Bu komik rakama karşılık işveren yüzde 0 zam teklif etti. Bu rakamı bile işçiye reva görmüyorlar. İşveren fazla mesailerin hafta içi yüzde 100, hafta sonu yüzde 200 zamlı şekilde olmasını kabul etti. Çünkü işveren de sendika da nasılsa fazla mesai olmadığını biliyor ve göz boyamaya çalışıyorlar.
Sözleşmenin bizden habersiz imzalanmasından korkuyoruz
TİS süreci tıkandı, ara bulucu süreci var sırada. Ama biz ara bulucuda sendika tarafından bize sormadan imza atılmasından korkuyoruz. Neden diyecek olursanız taslakla ilgili sendika baştemsilcisi bizlere beklentimizi, talebimizi yazmak için form verdi. Ama işverene verilen taslak ile bizim taleplerimiz arasında uçurum var. Madem bizim taleplerimizi taslakta değerlendirmeyeceksiniz o zaman neden form dağıtıp talep topluyorsunuz? Madem işçinin sesine kulak vermeyeceksiniz o zaman sizin adınız neden sendika?
Bizler sözleşme masasında satılmamak için, hakkımız olanı, verdiğimiz emeğin karşılığını almamız için bir şeyler yapmamız gerektiğini biliyoruz. Mağduriyetimizin daha fazla insana ulaşması için sesimiz olan Evrensel gazetesine de teşekkür ediyoruz.
SENDİKA HABERLERİ SAYFASINI