Açıklamada, kamudaki ücret dengesizliğinin artık yalnızca teknik bir sorun olmaktan çıktığı, vicdani bir siteme dönüştüğü vurgulandı. Aynı işi yapan, aynı ortamda çalışan kamu görevlileri arasındaki gelir uçurumunun giderek büyüdüğüne işaret edilirken; sınavla göreve gelen, yıllarca emek veren kamu çalışanlarının emeğinin karşılığını alamaz hale geldiği ifade edildi.
Memur-Sen, Hakem Kurulu kararlarıyla belirlenen maaş ve ücret artışlarının piyasa gerçeklerinin gerisinde kaldığını belirtti. Emekli ikramiyeleri ve emekli aylıklarının da enflasyon karşısında ciddi biçimde eridiği vurgulanarak, kamu görevlilerinin kalıcı bir geçim sıkıntısına mahkûm edildiği kaydedildi.
Açıklamada gelir vergisi sistemindeki adaletsizliklere de dikkat çekildi. “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi” ilkesinin hayata geçirilmediği sürece vergide adaletin sağlanamayacağı belirtilirken, dolaylı vergilerin çalışanların omuzlarındaki yükü ağırlaştırdığı ifade edildi.
Tüm bu sorunların çözümü için kamu personel sisteminde kapsamlı bir reformun kaçınılmaz olduğu vurgulandı.
Memur-Sen, taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:
Geçmiş kayıpları telafi edecek ve emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılması,
Çalışma barışının sağlanması amacıyla 2026 yılı içerisinde Kamu Personel Sisteminde reformun tamamlanması,
4688 sayılı Kanun’un süre, yetki ve Hakem Kurulu yapısı bakımından evrensel normlara uygun hale getirilmesi.
Açıklamanın sonunda kamu işverenine çağrıda bulunularak, bu başlıkların öncelikli gündem maddeleri arasına alınması gerektiği ifade edildi. Toplu sözleşmelerle kayıt altına alınan diğer sorunlara da çözüm üretilmesinin önemine dikkat çekilen açıklamada, ekonomik maliyetin göze alınmasının, çalışma barışının bozulmasıyla ortaya çıkacak sosyal maliyetten çok daha düşük olduğu vurgulandı.
SENDİKA HABERLERİ SAYFASINI