Kahramanmaraş programı kapsamında Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, Şube Başkanı Hakan Hiçyılmaz ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Dulkadiroğlu Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ni ziyaret etti. Kentteki okullarda da öğretmenlerle buluşan Dolgun, eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunları ve çözüm beklentilerini dinleyerek karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.
Dolgun, Karacaoğlan Ortaokulu’na gerçekleştirilen ziyarette, okul müdürlüğü görevine başlayan Ali Gürlek’e hayırlı olsun dilekleri iletilerek yeni görevinde başarılar dilendi.
Daha sonra Dolgun ve beraberindeki heyet, Kahramanmaraş İl Millî Eğitim Müdürü Turan Akpınar’ı da makamında ziyaret etti. Eğitim alanındaki çalışmaların değerlendirildiği görüşmede Dolgun, nazik ev sahipliği dolayısıyla Akpınar’a teşekkür ederek görevinde başarılar temennisinde bulundu.
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, Şube Başkanı Hakan Hiçyılmaz ve yönetim kurulu üyeleri, geçirdiği trafik kazası nedeniyle MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Mansur Metehan’ı evinde ziyaret etti. Ziyarette Metehan’a geçmiş olsun dilekleri iletilerek sağlık ve esenlik temennisinde bulunuldu.
Kahramanmaraş 1No.lu Şubenin istişare toplantısına katılan Dolgun, şube yöneticileri ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Sendikal çalışmaların, örgütlenme faaliyetlerinin ve gelecek dönem hedeflerinin değerlendirildiği toplantıda, ortak akıl ve dayanışmanın sendikal mücadeledeki önemine dikkat çekildi.
Toplantının düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılım sağlayan tüm teşkilat mensuplarına teşekkür eden Dolgun, Kahramanmaraş’ta gözlemlediği çalışma azmi ve mücadele kararlılığından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Dolgun, teşkilatın birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalarını sürdürmesinin yetkili sendika olma hedefine ulaşmada önemli bir güç olduğunu vurguladı.
Kahramanmaraş programını ilçelerde de sürdüren Dolgun, Göksun’da Türk Eğitim-Sen teşkilatıyla bir araya gelerek sendikal faaliyetler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Teşkilat mensuplarına emekleri ve çalışmaları dolayısıyla teşekkür eden Dolgun, birlik ruhunun korunmasının ve sahadaki çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesinin önemini belirtti.
Göksun temasları kapsamında MHP İlçe Başkanı Emre Çiçek’i ziyaret eden Dolgun, ayrıca Göksun İlçe Millî Eğitim Müdürü Şeref Yiğit Akpınar ve ilçe millî eğitim müdürlüğü çalışanlarıyla görüştü. Dolgun, ev sahiplikleri dolayısıyla teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.
Afşin’de de teşkilat mensuplarıyla buluşan Dolgun, Şube Başkanı Bayram Doğan’ın şahsında tüm sendika yöneticilerine ve teşkilat üyelerine teşekkür ederek çalışmalarında başarılar temennisinde bulundu. Program kapsamında MHP Afşin İlçe Başkanı Kenan Karaağaç’ı da ziyaret eden Dolgun, görüşmenin ardından Karaağaç’a görevinde başarılar diledi.
Selahattin Dolgun, Elbistan programı çerçevesinde İlçe Millî Eğitim Müdürü İlyas Gezer’i, şube başkanı ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte ziyaret etti. Görüşmede eğitim alanındaki çalışmalar üzerine değerlendirmelerde bulunulurken Dolgun, Gezer’e teşekkür ederek görevinde başarılar diledi.
Elbistan’da teşkilat mensuplarıyla gerçekleştirilen istişare toplantısında ise sendikal faaliyetler, örgütlenme çalışmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler ele alındı. Birlik ve beraberlik içerisinde yürütülen çalışmaların önemine değinilen toplantıda, teşkilatın ortak hedefler doğrultusunda kararlılıkla yoluna devam etmesi gerektiği vurgulandı.
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun’un Kahramanmaraş ve ilçelerinde gerçekleştirdiği ziyaret ve toplantılar, eğitim çalışanlarıyla doğrudan iletişimin güçlendirilmesi, teşkilat bağlarının pekiştirilmesi ve sendikal mücadelenin ortak hedefler doğrultusunda sürdürülmesi açısından önem taşıdı.
Hak temelli sendikacılık anlayışımızdan ödün vermedik
Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun sendikal mücadele, proje okullarındaki görevlendirme usulleri ve kamu personelinin emeklilikte karşılaştığı ekonomik sorunlar hakkında önemli mesajlar verdi. Çalışanların haklarını gözeten, mesleki yeterliliği ön plana çıkaran ve sosyal güvenceyi güçlendiren politikaların gerekliliğine işaret eden Dolgun, sendikanın temel ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini belirtti.
Mücadelemizin merkezinde çalışanların hakları ve onurlu yaşamı var
Türk Eğitim-Sen’in yıllar içerisinde eğitim çalışanlarıyla kurduğu güven ilişkisine dikkat çeken Dolgun, sendikanın hiçbir güç odağına bağlı kalmadan kendi ilkeleri doğrultusunda hareket ettiğini vurguladı.Sendikal anlayışlarının temelinde kamu çalışanlarının haklarını savunmak ve gelecek kuşaklara daha adil bir çalışma hayatı bırakmak bulunduğunu belirten Dolgun, eğitim emekçilerinin beklentilerine karşılık vermeyi ve üyelerinin desteğine layık olmayı öncelikli sorumlulukları arasında gördüklerini ifade etti.
Dolgun, Türk Eğitim-Sen’in millî değerlerden ve sendikal bağımsızlıktan güç alan bir anlayışla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, çalışanların haklarını savunma konusunda kararlı duruşlarını gelecekte de koruyacaklarını dile getirdi.
Proje okullarında görevlendirmeler nesnel ölçütlerle yapılmalı
Proje okullarında uygulanacak yönetici atama ve öğretmen görevlendirme yöntemlerinin eğitim sisteminin niteliği üzerindeki etkisine değinen Dolgun, bu kurumlarda görev alacak personelin seçiminde mesleki yeterliliğin ve somut başarının belirleyici olması gerektiğini kaydetti.Akademik başarıları, eğitim olanakları ve yetiştirdikleri öğrencilerle öne çıkan proje okullarının, ülkenin geleceği açısından önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Dolgun, bu kurumların birikiminin korunabilmesi için personel seçiminde herkese eşit ve adil yaklaşılması gerektiğini ifade etti.
Dolgun, “Eğitim kurumlarında elde edilen sonuçlar, bu kurumlarda görev üstlenen insanların bilgi düzeyi, mesleki donanımı ve tecrübesiyle yakından bağlantılıdır. Bu sebeple proje okullarındaki kadroların belirlenmesinde kişisel kanaatler yerine başarıyı ortaya koyan, mesleki birikimi ölçen ve herkes için uygulanabilir kurallar benimsenmelidir.
Belirli standartlara dayanmayan uygulamalar, öğretmenlerin çalışma isteğini zayıflatabileceği gibi okulların zaman içerisinde oluşturduğu eğitim geleneğine de zarar verebilir. Bu nedenle personel politikaları hazırlanırken mesleki yetkinlik, deneyim ve ortaya konulan başarı göz ardı edilmemelidir. Yönetici görevlendirmelerinde Millî Eğitim Bakanlığının ilgili yönetmeliği uygulanmalı; öğretmen seçiminde ise yazılı sınav gibi ölçülebilir, açık ve gerektiğinde denetlenebilir yöntemlerden yararlanılmalıdır. Eğitim kurumlarında görev dağılımı yapılırken kişisel tercihler değil, mesleki yeterlilik ve eşitlik ilkesi yol gösterici olmalıdır.” dedi.
Dolgun, proje okullarının eğitimdeki konumunu sürdürebilmesi için personel belirleme yöntemlerinin güvenilir ve denetlenebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek, liyakatin eğitim politikalarının ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
Emeklilikte gelir kaybını önleyecek düzenlemeler yapılmalı
Kamu personelinin çalışma hayatı boyunca elde ettiği mali hakların emeklilik dönemine yeterince yansımamasının önemli bir sorun oluşturduğunu belirten Dolgun, mevcut ücret yapısının yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
Çalışanların görevdeyken aldıkları ücret ile emekli aylıkları arasındaki farkın yaşam koşullarını zorlaştırdığını ifade eden Dolgun, emeklilik hesaplamalarında dikkate alınan kazanç unsurlarının kapsamının genişletilmesi gerektiğini söyledi.
Kamu hizmetinde uzun yıllar görev yapan personelin emeklilik döneminde ekonomik belirsizlik yaşamasının önüne geçilmesi gerektiğini kaydeden Dolgun, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Çalışanların yıllar boyunca verdikleri emeğin karşılığı yalnızca görev yaptıkları süreyle sınırlı tutulmamalıdır. Hizmet süresince alınan ücretin önemli bir bölümünün emeklilik hesabına yansımaması, çalışma hayatının sona ermesiyle birlikte ciddi bir maddi kayba yol açmaktadır. Emekli aylıklarının çalışma dönemindeki gelir düzeyinin oldukça altında kalması, insanların geleceğe ilişkin planlarını güçleştirmekte ve ekonomik açıdan yeni sorunlar doğurmaktadır. Bu durumun giderilmesi için ücret sisteminin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerekmektedir. Maaşın düzenli ve önemli parçaları hâline gelen ek ödemeler ile emeklilik hesabı dışında tutulan diğer mali unsurların emekliliğe esas kazanca katılması sağlanmalıdır. Kamu görevlilerinin yıllarca sürdürdükleri hizmetin karşılığını emekliliklerinde de alabilmeleri, hakkaniyetli bir sosyal güvence sisteminin gereğidir. Kamu hizmetine ömrünün önemli bir bölümünü ayıran insanların emekli olduklarında geçim endişesi yaşaması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu sorunun çözümü için gerekli mevzuat değişiklikleri gecikmeden yapılmalı, çalışanların mali kazanımları emeklilik döneminde de güvence altına alınmalıdır.” diye konuştu.