Eğitim Sen, AK Parti tarafından hazırlanan ve TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı. Sendika, düzenlemenin çocuk hakları açısından ciddi sakıncalar taşıdığını savunarak, teklifin çocukları korumak yerine cezalandırmayı esas aldığını ifade etti.
Açıklamada, çocukların suça sürüklenmesinin temel nedenleri olan yoksulluk, eğitimden kopuş, çocuk işçiliği, ihmal, istismar ve bağımlılık gibi sorunlara çözüm üretilmediği belirtilerek, bu sorunların daha ağır cezalarla ortadan kaldırılamayacağı vurgulandı.
Eğitim Sen, teklifin en tartışmalı düzenlemelerinden biri olarak 15-18 yaş arasındaki çocuklar için yaş küçüklüğü indirimini hâkimin takdirine bırakmasını gösterdi. Bu uygulamanın çocukların bazı suçlarda yetişkinlerle aynı ceza rejimine tabi tutulmasının önünü açacağı belirtilirken, 12-15 yaş grubundaki çocuklara da daha ağır ceza hükümlerinin uygulanabilmesinin öngörüldüğü kaydedildi.
Sendika, çocuk gelişimine ilişkin bilimsel verilerin bu düzenlemeyle çeliştiğini belirterek, ergenlik dönemindeki bireylerin karar verme ve sonuçları değerlendirme becerilerinin henüz gelişim aşamasında olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, daha ağır cezaların çocuk suçluluğunu azaltmadığı, aksine çocukların kapalı kurumlarda şiddet ve suç ortamıyla daha fazla karşı karşıya kalmasına neden olduğu ifade edildi.
Teklifte çocukların doğrudan eğitim evlerine gönderilmesi yerine kapalı ceza infaz kurumlarının esas alınmasının da eleştirildiği açıklamada, eğitim hakkının "iyi hâl" şartına bağlanmasının çocuk adalet sisteminin temel ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.
Eğitim Sen, mevcut çocuk ceza infaz kurumlarında eğitim, sağlık ve psikososyal destek hizmetlerinin yetersiz olduğunu, çocukların cezaevi koşullarında daha fazla riskle karşı karşıya kaldığını savunarak, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasının son çare olması gerektiğini dile getirdi.
Açıklamada ayrıca, bakım yükümlülüğünü yerine getiremeyen ailelere yönelik cezaların artırılmasının da yoksulluğu cezalandıran bir yaklaşım olduğu ifade edildi. Devletin aileleri cezalandırmak yerine ekonomik ve sosyal destek mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiği vurgulandı.
Eğitim Sen, çocuk adalet sisteminin cezalandırıcı değil onarıcı bir anlayışla yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek şu talepleri sıraladı:
- Kanun teklifinin geri çekilmesi,
- Düzenlemenin çocuk hakları alanında çalışan uzmanlar ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yeniden hazırlanması,
- Asgari ceza sorumluluğu yaşının en az 14'e çıkarılması,
- Çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasının yalnızca son çare olarak uygulanması,
- Okullarda rehber öğretmen, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı sayısının artırılması,
- Her okulda ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması,
- Çocuk işçiliğine yol açtığı belirtilen MESEM uygulamasına son verilmesi,
- Bağımlılığın ceza hukuku yerine kamusal sağlık politikaları kapsamında ele alınması.
Eğitim Sen, açıklamasını "Çocukluktan vazgeçen ve çocukları yetişkin ceza sistemine yaklaştıran bu düzenlemeyi kabul etmiyoruz." ifadeleriyle tamamlarken, çocukların üstün yararını esas alan kamusal, eşitlikçi ve hak temelli çocuk politikaları için mücadeleyi sürdüreceklerini bildirdi.
SENDİKA HABERLERİ SAYFASINI