Eğitim-Bir-Sen'in hak arama mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Yavuz, "Eğitim-Bir-Sen yapar. Kovalar, takip eder, ısrar eder ve çözer. Diğerlerine ise çaresizce iki seçenek kalır: 'Biz yaptık' derler, tutmayınca da 'Ne var bunda' diyerek değersizleştirmeye çalışırlar. 'Biz yaptık' demekle 'Ne var bunda' demek arasındaki çaresizlik kaderleri olmuştur." ifadelerini kullandı.
Üniversite idari personelinin karşılıklı yer değişikliği talebinin önemli bir kazanım olduğunu belirten Yavuz, yaklaşık üç yıldır YÖK ile Cumhurbaşkanlığı arasında adeta mekik diplomasisi yürüttüklerini, konuyu toplu sözleşme masasına taşıyarak ısrarla takip ettiklerini söyledi. Her defasında "Üniversiteler özerk bütçeli kurumlardır, bakanlıklara benzemez." değerlendirmesiyle karşılaştıklarını belirten Yavuz, mücadeleden vazgeçmeyerek düzenlemeyi ikinci kez toplu sözleşmeye taşıyıp hayata geçirdiklerini ifade etti.
Mevcut düzenlemenin geliştirilmesi için çalışmaların devam ettiğini kaydeden Yavuz, yalnızca becayiş uygulamasıyla sınırlı kalmayıp üniversite idari personelinin farklı taleplerini de kapsayacak yeni bir sistem üzerinde çalıştıklarını belirtti. Bu süreçte taleplerine olumlu yaklaşım gösteren YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile YÖK Genel Sekreteri Dr. Batıkan Aksoy'a teşekkür etti.
Açıklamasında bazı sendikalara yönelik eleştirilerde de bulunan Yavuz, üniversite idari personelinin karşılıklı yer değişikliği hakkının önemli bir sendikal kazanım olduğunu belirterek, "Sadece bu kazanımımızla ilgili merdiven altı sendikaların yaptığı paylaşımlara bakınca bile ne demek istediğim anlaşılacaktır." dedi.
Sendikaların hak arama, hakkı teslim etme, problem çözme ve kazanım üretme sorumluluğu taşıdığını vurgulayan Yavuz, "Merdiven altı sendikalar, kazanımlarımızı sahiplenmeyi veya değersizleştirmeyi bırakıp, hakkımızı teslim etmeyi başarabilseler, üyeleri nezdinde daha büyük beğeni alacaklardır. Üyeleri, 'Bizimkiler bir şey yapamıyorlarsa bile en azından hakkı teslim edecek erdeme sahipler.' diyerek yöneticilerinin dürüstlükleriyle övünecekler." ifadelerini kullandı.
Üniversitelerde çözüm bekleyen çok sayıda konu bulunduğunu belirten Yavuz, toplu sözleşmeyle elde edilen bazı kazanımların dahi bazı üniversite yönetimleri tarafından uygulanmadığını ifade etti. Üniversitelerin bu konularda öncü olması gerektiğini söyleyen Yavuz, lojman komisyonları ile disiplin kurullarında sendika temsilcilerinin yer almasının engellenmemesi gerektiğini, şeffaf ve demokratik yönetim anlayışının güçlendirilmesinin önem taşıdığını dile getirdi.
Üniversitelerin sadece eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, toplumsal sorunlara çözüm üreten çalışmalarıyla da öncü kurumlar olması gerektiğini vurgulayan Yavuz, akademik özgürlüğün toplum yararına yapılacak çalışmalarla daha güçlü şekilde ortaya konulmasını istediklerini belirtti. Türkiye'nin demografik geleceğine ilişkin uyarılarda da bulunan Yavuz, akademisyenlerin topluma yön verecek çalışmalara daha fazla öncülük etmesi gerektiğini ifade etti.
SENDİKA HABERLERİ SAYFASINI