Sendikal hareketin ve siyasi hayatın temelinde güven, meşruiyet ve toplumsal karşılığın bulunması gerektiğini vurgulayan Şekerci, günübirlik gelişmeler, kişisel rekabetler ve konjonktürel tartışmalar üzerinden şekillenen oluşumların kalıcı olamayacağını söyledi.
"Tabela sendikacılığı" ve "türedi siyaset" kavramlarını öne çıkaran Şekerci, kamu çalışanlarının hak mücadelesinin parçalanmasının yalnızca çalışanlara zarar verdiğini belirterek, sendikal alanda yaşanan bölünmelerin kamu görevlilerinin ortak kazanımlarını zayıflattığını dile getirdi.
"Toplumsal karşılığı olmayan yapılar kalıcı olamaz"
Şekerci, özellikle ana akım yapılardan ayrılarak kurulan siyasi partiler ile sendikal oluşumların, güçlü bir fikri zemin ve toplumsal destekten yoksun olmaları halinde uzun ömürlü olamayacağını savundu.
Bu kapsamda son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere de değinen Şekerci, Ahmet Davutoğlu ve Gelecek Partisi etrafındaki gelişmeleri örnek göstererek, sahici toplumsal karşılığı bulunmayan yapıların zaman içerisinde etkisini kaybetmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
"Çalışanları ayrıştıran anlayışlar kamuya zarar veriyor"
Üniversitelerde ve kamu kurumlarında çalışanların unvan, hizmet sınıfı ya da kurum bazında ayrıştırılmasını da eleştiren Şekerci, bu yaklaşımın sendikal dayanışmayı zayıflattığını belirtti.
Özellikle kamu görevlilerinin ortak hak ve kazanımlarının korunabilmesi için kapsayıcı sendikal anlayışın güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Şekerci, çalışanları farklı gruplara ayıran sendikal modellerin kamu görevlilerinin ortak mücadelesine katkı sunmadığını kaydetti.
"Hakiki temsil örgütlü güçle mümkündür"
Yazısının sonunda güçlü mesajlar veren Şekerci, sendikal temsilin sosyal medya görünürlüğü ya da söylem üzerinden değil, sahadaki karşılık ve örgütlü güçle değerlendirileceğini belirtti.
"Sahicilikten uzak, tabeladan ibaret ve sosyal medyadaki kurgusal köpüklerle ayakta kalmaya çalışan yapıların geleceği yoktur." değerlendirmesinde bulunan Şekerci, gerçek sendikacılığın çalışanların ortak iradesini temsil eden, köklü ve güçlü teşkilatlanmalarla mümkün olduğunu ifade etti.
Şekerci, "Hakiki temsil; tabela büyüklüğüyle değil, sahici toplumsal karşılıkla ve köklü örgütlü güçle mümkündür." sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.
SENDİKA HABERLERİ SAYFASINI